Tarih Öncesi Çağ’da Edremit ve Çevresi

Edremit Körfezi ve çevresinde tespit edilen en eski yerleşim izleri MÖ 50.000 tarihine kadar geri gitmektedir. Bölgemizin tarih öncesi kültürünün aydınlanmasında rol oynayan en önemli yer Havran ilçesinin 8 km. güneydoğusunda yer alan İnönü mağaralarıdır. Kocaçal tepesinin güney yamaçlarında yer alan mağaralardan en büyüğü olan Karanlık mağarada yapılan kazı çalışmasında ortaya çıkarılan bulgular, Yontmataş Çağ’ına kadar geri gitmektedir.

Adramytteion

Eski Edremit şehri bugünkü Burhaniye ilçesinin iki kilometre kadar batısında, deniz kıyısında bulunan Karataş mevkiindeki Ören Tepe ve çevresinde kurulmuştur. Toprak üstünde yer alan kalıntılar ışığında bölgenin etrafı surlarla çevrili bir yerleşim alanı olduğu anlaşılmaktadır. Ünlü Romalı coğrafyacı Strabon’un “Geographika” adlı eserinde “… ve Eueonos (Havran Çayı) nehrine gelinir; bu nehir kentten Adramytteionluların yapmış olduğu su yoluna ulaşılır” şeklindeki tasviri kentin konumunu doğrulamaktadır.

Antik Çağ’da Mysia olarak adlandırılan bölgenin önemli kentlerinden biri olan Adramytteion’un kuruluşu Troia (Truva) Savaşı’ndan öncesine; MÖ 1500’lü yıllara kadar uzanmaktadır. Bir görüşe göre kentin ilk sahipleri yerli Anadolu halklarından biri olan Pelasglardır. Bir diğer görüş kentin yerli halkının Lelegler olduğudur. Adramytteion MÖ 1250 civarında gerçekleşen Troia Savaşı’na körfezin diğer antik kentleri Thebe, Lyrnessos ve Pedasos ile birlikte Troialıların yanında katılmışlardır.

MÖ 7. yüzyılın sonunda Batı Anadolu kentlerinin hemen hemen tamamına hakim olan Lydialılar döneminde Adramytteion kenti yeniden imar edilir. Kentin yeniden imarını Lydia Kralı Kroisos’un kardeşi Adramys’in üstlendiği, kente Deloslular’ın yerleştirildiği Strabon tarafından belirtilmiştir. MÖ 546 yılında Lydia Kralı Kroisos’un Perslerle yaptığı savaşı ağır biçimde kaybetmesi neticesinde Adramytteion da tüm Anadolu kentleri gibi yaklaşık 250 yıl süren Pers egemenliği altına girmiştir.

Adramytteion kentine dair ilk yazılı kaynaklar da bu dönemde ortaya çıkmıştır. “Tarihin babası” olarak adlandırılan Herodotos’un ünlü eseri Historia’da ismi geçen kent; Pers Kralı Kserkses’in Yunanistan’a yaptığı sefer sırasında geçtiği güzergah üzerinde bulunmaktaydı. “… Ordu, Lydia’dan Kaikos ırmağına ve Mysia’ya yönelmişti; Kaikos’u geçtikten sonra Kane Dağı’nı sola alarak Atarneos içinden Karene kentine doğru yürüdü. Bu kentten sonra Adramytteion kentini ve Pelasg sitesi Antandros’u geçerek Thebe ovasına indi. İda Dağı’nı soluna alarak Troia topraklarına geçti”.

Yunan kentlerinin arasında çıkan ve yaklaşık 35 sene süren iç savaşta ortaya çıkan kaos sırasında Atinalıların tarafında savaşta yer alan Adramytteion, Pers satrabı Arsas tarafından cezalandırılır. Büyük bir katliamın gerçekleştiği kente, daha sonra Sardes’ten getirilen göçmenler yerleştirilir. Bu olaylardan sonra ise, aynı savaş dönemi içerisinde Atinalılar tarafından yurtlarından sürülen Deloslular, Pers satrabı Pharnakes tarafından Adramytteion kentine yerleştirilir ve vatandaşlık hakkı tanınır.

Pers hakimiyeti MÖ 334 yılında Büyük İskender’in Persleri yendiği Granikos savaşıyla son bulur. Büyük İskender’in ani ölümüyle önce İskender’in komutanlarından Lysimakhos tarafından, daha sonra Antiochos tarafından ilhak edilen Adramytteion kenti; MÖ 4. yüzyılın sonlarında Bergama Krallığı’na bağlanmıştır.